Benim burda bir bloğum olduğunu aylardır unutmuşum resmen! Şimdi nasıl hatırladım bilmiyorum. Yazdıklarımı okudum da gülmekten yerlere yattım. Gerçekten matrak şeyler karalamışım. Yorum yazan sevgili holy ve ceki de çok komiklermiş. Her neyse. Bu aralar okula takılıyorum; projeler vs. günler geçip gidiyor. Asıl şu sıralar peşinde koşturduğum bir oluşum var ama henüz karar çıkana kadar söyleyemem. Aa bir de bu bloga ihanet ettim ben(!), artık başka yerlerde de karaladığım saçmalıklar internette kirlilik oluşturuyor:D
Bu yazıyı neden yazdım? Çünkü bu saçma blogun nasıl kapatıldığını yarım saatten beri oraya buraya tıklayarak bulmaya çalışıyorum ama başaramadım. Sanırım bu böyle bir çöp olarak ortalıklarda dolaşacak. Nasılsa kimse okumuyor o yüzden de içim oldukça rahat!
Başka anlatacak bir şeyim yok ne yazık ki. Hayat devam ediyor sevgili blog; Sedef de kafasına göre takılıyor. Bu arada saçları da kırmızı artık! Arada boş vakit bulursam sana yazarım ama ümit vermiyim başka bloglar da bekliyor ne de olsa. Bir de buraya değişik şablonlar eklenmiş, kendini yenilemen çok güzel, ezik bir site olarak kalma; gelişmeleri takip et; blogger ı örnek al. Benim jürim var; kaçar. Eyvallah.
Yorum (0)
Yorum yaz!

I dont want to live in a world where nothing is clear. I am really tired of living with the possibilities of the things that form my life. I cant see where I am going. ( probably to nowhere, I dont know!) So please dont tell me ‘Perhaps, perhaps, perhaps’ any more.
Yorum (1)
Yorum yaz!

Merhabalar,
Yorumları okuyunca bu fotoğrafımız aklıma geldi. Bir de bu blogun, kendi kendime takıldığım bir yer haline dönüştüğünü ve yazılarımı sadece sizin okuduğunuzu düşünce fotoğrafı eklemeden duramadım. Bu fotoğraf sarhoş/ayık tartışmasına son noktayı koyuyor. Hepimiz gayet ''ayığız'' işte:) (Özellikle de Mert!) Fotoğraf yalan söylemez.
Yorum (5)
Yorum yaz!
I dont know why but, when I looked at these, I remembered last spring fest at school.

Drink and see around like this!

And let the excitement in your cells go out.

Feel the rhythm and sing loudly!

Dance and never stop.

Enjoy being with your friends.

At the end, go to your room and study for the final exam of the next day...
Yorum (6)
Yorum yaz!

If we had a chance to see love, I think this is what we would see. I took this photo last night without thinking of taking a photo like this one.
Yorum (1)
Yorum yaz!

My internship finished two weeks ago, in these days I am writing my report about the construction sites I checked. Writing part comes to me very boring after good times I had at the office. I am also bored of this long holiday. I am looking forward to september, because I will meet my friends at school and I will have no time to be bored of something. Now, I am wasting time with listening to music and writing report on the computer.
Yorum (4)
Yorum yaz!
Bu gün yaşadığım ve beni gerçekten etkileyen bir olayı buraya yazmak istedim. Birkaç günden beri, Bursa’da dağ köyünde yaşayan ve doktor olmak isteyen bir kızla, emekli olmuş ve gönüllü öğretmenlik yapan bir yakınımızın bağlantısını kurmaya çalışıyorum. Bu kızı hiç bir yerden tanımıyorum. Annemin arkadaşının arkadaşının kızı ya da belki de onların tanıdığı bir insan. Burda önemli olan, aslında kimin kim olduğu değil. Önemli olan bu genç insanın okumak istemesi ve bunu gerçekleştirebilmek için gerçek bir mücadele vermesi. Doktor olmak isteyen bu genç kız, elindeki her türlü imkanı kullanıyor ve kendisine gönüllü öğretmen arıyor. Çünkü, ailesinin onu, Öss’ye hazırlanması için dersaneye gönderecek maddi gücü yok. Diğer taraftan, bu gün bir yakınımızın evine gittim. Orada da uzun zamandır görmediğim bir tanıdığımızı gördüm. Ailesinin maddi durumu gayet iyi. Ama ortada şöyle bir şey var ki, o da bu kızın hiç bir meslek sahibi olmayı düşünmeyişi. Tablo gayet açık; param var; liseyi zor bitirdim, zaten çalışmayı da sevmem; 18 yaşındayım ama; okuyup da ne olacağım? Ailesi de bu duruma hiç bir müdahale göstermiyor. Her türlü imkana sahip bu genç kız, Öss’ye girmeyi bile düşünmüyor, rahatım iyi; ben böyle yaşarım diyor. Düşünmek istemiyor, sunulanı yemek ve tüketmek istiyor. Ona, bu durum çok normal geliyor. Belki de hayatı boyunca hiç üzülmeyecek çünkü hiç düşünme ve çalışma zahmetine katlanmayacak ve kendisi gibi yaşayan insanların içinde yok olup gidecek. Diğer taraftan diğer kız, çalışıp uğraşacak ama sonunda belki bir doktor veya başka bir meslek sahibi, aklı başı yerinde bir insan olacak ve dünyaya bir iz bırakacak. Keşke, böyle idealist insanları çoğaltabilsek ülkemizde. En uzaktaki köye bile öğretmen gönderebilsek, ordaki arkadaşlarımıza gereken desteği sağlayabilsek, zaten durumu olupta amacı olmayanlara ise çalışmayı sevdirebilsek ve onların da diğerlerine destek vermelerini sağlayabilsek. İşte o zaman, inanıyorum ki bilinçsiz bir toplum olmaktan çıkacağız ve millet olarak çok yol kat etmiş olacağız.
Yorum (0)
Yorum yaz!

If there is always darkness around you,
If you are just looking at the roads waiting for someone,
If mountains are like walls in front of you,
Give a whisper and say something melodic...
Because,
A small window is enough for a huge daylight
that can make you smile everyday!
Yorum (0)
Yorum yaz!